HAYRAN BIRAKAN MACERA VE YAŞANAN DRAM
Tarih: 16.2.2018 07:58:00 / 641okunma / 0yorum
Murat ÖNK

Elisabeth Revol, dünyanın en yüksek dokuzuncu zirvesini fethetti ve geri dönmeyi başardı; partneri

Polonyalı dağcı Tomasz Mackiewicz ise geri dönemedi. Revol, Fransa´daki hastane odasında AFP´nin sorularını yanıtladı.

Sallanches (Haute-Savoie, Fransa Alpleri)´de, Her iki elinde ve sol ayağında ciddi donuklar bulunan

Revol´ün tedavisi Sallanches´de (Haute- Savoie, Fransa Alpleri) sürüyor. Revol, ufak tefek bir kadın, öyle ki boyu 1.56 cm, kilosu ise 43. Teknik zorluklarla dolu 8126 m´lik Nanga Parbat tırmanışıyla,

kışın herhangi bir oksijen ve Şerpa desteği olmaksızın zirveye ulaşan dünyadaki tek kadın ünvanına

sahip. Revol ve Tomasz aynı karede "Bu benim dördüncü kış tırmanışı denememdi; Tomek´in ise  edincisiydi; bu aynı zamanda birlikte üçüncü denememizdi" diyor Revol. "Katil dağ" diye anılan Nanga Parbat´ın meydan okumasını, tüm risklerine karşın tekrar kabul ettiklerini belirtiyor.

Tırmanışa başladıktan birkaç gün sonra hedeflerine ulaştılar. "Zirveye ulaştığımızda iyi durumdaydık" diyor Revol ve bunu anlatırken gözleri parlıyor.

Zirvenin altında, zirve piramidinin bulunduğu kısımda rotanın çok karmaşık olduğunu ve el yordamıyla ilerlediklerini, ancak tüm tereddütlerine ve güçlüklere rağmen akşam 17:15´te zirveye ulaşmayı  aşardıklarını anlatıyor.

Ancak bu sevinç çok kısa sürecekti. Nanga Parbat´a yolculuk esnasında çekilmiş bir kare "Tomek bana orada hiçbir şey göremediğini, gözlük takmadığını, çünkü gün içinde gözlerinin önüne bir sis perdesi

çekilmiş gibi bulanık bir görüşe sahip olduğunu, gece ise gözlerinde yanma hissettiğini söyledi. Bunun üzerine zirvede bir dakika daha durmayıp hızla inişe geçtik."

İnişte Tomek bir omuzuyla Revol´den destek alır ve böylece ikisi için de son derece zor bir etapta, gece boyu sürecek uzun bir iniş başlar. "Tomek bir noktadan sonra nefes alamaz oldu" diyor Revol, "yüzünü örten kar maskesini çıkardı ve yüzü donmaya başladı. Önce burnu beyaza döndü, ardından ise elleri ve ayakları donmaya başladı" diye ekliyor.

Bir buzul çatlağının tabanına inerek kendilerini rüzgârdan korudular. Ama "Tomek çadıra dönebilecek güce sahip değildi" diyor Revol. Gün doğumunda durum daha da dramatik bir hal almıştı.

"Tomek´in ağzından sürekli kan geliyordu" diye anlatıyor Revol. Bu, akut dağ hastalığının son  şamasına geldiğine dair bir kanıttır ve eğer hasta bir an önce aşağı indirilip tedavi edilmezse

sonuçları ölümcüldür.

Revol, o sabah Tomek´in aşağı inemediğini tüm dünyaya duyuruyordu.

Bu bilgiden sonra karşılıklı görüşmeler

yapıldı ve kurtarma operasyonu

düzenlenmesine karar verildi. Aynı

zamanda bir takım yanlış anlaşılmalar

da meydana geldi. "Bana söylenen"

diyor Elisabeth Revol, "eğer 6000

metreye inersem, beni ve 7200 m´de

bulunan Tomek´i alabilecekleriydi."

Bunun üzerine Tomek´e, aynı günün

öğleden sonrasında helikopterin Nanga

Parbat´a ulaşacağını ve kendisinin aşağı

inmek zorunda olduğunu; kurtarma

ekibinin onu da (burada Tomek kastediliyor,

Ç.N.) kurtaracağını söyler.

Böylece Revol, kurtarma ekibine

gps koordinatlarını yollar ve Tomek´i

soğuktan korumak için elinden geleni

yapar. İnişte yanına hiçbir şey almaz,

öyle ki ne çadırı vardır, ne uyku tulumu,

ne yiyeceği, ne de ocağı. "Çünkü

helikopter öğleden sonra gelecekti"

diyor Revol. Ama helikopter o gün

öğleden sonra gelmemişti.

Böylece, buzul çatlağında kurtarılmayı

bekleyen Tomek gibi Elisabeth de

ikinci geceyi açıkta, hiçbir malzemesi

olmadan geçirecekti. "Soğuktan titriyor

ve derin bir çukurda olduğumu hissediyordum.

Ama şartlar ne kadar zor olsa

da umutsuz bir durumda değildim, asıl

endişem ise benden daha kötü durumda

olan Tomek´ti."

Gece, yükseklikten dolayı halüsinasyonlar

görmeye başlar. Kendisine

sıcak çay ve ayakkabı getirildiğini

görür. Böylece 5 saat boyunca donmuş

sol ayağını havaya uzatıp durur.

6800 m´de bulunan Elisabeth, gün

doğduğunda hareket etmemeye ve

olduğu yerde kurtarma ekibini bekleyerek

ısısını ve kalan enerjisini muhafaza

etmeye karar verir. Aşağıda, buzulun

bulunduğu bölgeden yankılanan bir

helikopter sesi işitir. Ancak geç

kalınmıştır, rüzgâr şiddetini artırmaktadır.

Helikopterin ancak ertesi gün gelebileceğini

ve üçüncü geceyi de açıkta

geçirmek zorunda olduğunu öğrendiğinde

ise, inebildiği kadar aşağı

inmeye karar verir. "Bu bir ölüm kalım

meselesi haline gelmişti" diyor Revol.

Ancak kendisine gönderilen, iki

Polonyalı dağcının onunla buluşmak

üzere yola çıkmaya hazırlandığı

mesajını almamıştı.

İnişte rotada bulunan sabit hatları

tutar tutmaz donuk ellerinde hissettiği

acıya ve donmayı hızlandırıp artıran

ıslak eldivenlerine rağmen durumunu

uyanık ve sakin olarak tanımlıyor.

Sabah 3:30 sularında 6300 metrede

bulunan 2. kampa ulaşır. Ardından kendisine

karanlıkta yaklaşmakta olan

dağcıları fark eder ve bağırır. Sonunda

soluk soluğa kendisine yaklaşmakta

olan kurtarma ekibinin sesini işitir.

Revol kurtarma ekibiyle birlikte

alçalıyor. Parmaklarındaki donmaya

bağlı ödeme dikkat.

"Son derece duygu yüklü bir andı

benim için" diyor Elisabeth Revol.

Özellikle kendisini kurtarmaya gelenlerden

birinin, Everest´te birlikte bir

proje için çalıştığı ve buradan tanıdığı

Adam Bielecki; diğerinin ise 8000

metrelik dağlardaki idolü Kazak dağcı

Denis Urubko´nun olması onu daha da

duygulandırmıştır.

Bundan sonra olup bitenler ise biliniyor.

Revol, geçen pazar günü önce

İslamabad´a, ardından salı gecesi

Fransa´ya döndü. Gelecek onun için

şimdilik önündeki birkaç günden ibaret,

öyle ki gün gün, adım adım ilerliyor.

İlk hedefini, "olabildiğince iyileşmek"

olarak açıklıyor. Tedavi sonrasında el

ve ayak parmaklarını kaybetmemeyi

umuyor. Ardından ise Tomek´in çocuklarını

görmek için Polonya´daki evine

bir ziyaret gerçekleştirmek istiyor.

Anahtar Kelimeler: HAYRAN, BIRAKAN, MACERA, YAŞANAN, DRAM
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
MACERA (13 Ağustos 2018 - Pazartesi)
KAÇKARLARDA BULUT OLSAM (11 Ağustos 2018 - Cumartesi)
ÖZGÜR ROTA İLE DOĞANIN KALBİ MENGEN´DEYİZ (01 Şubat 2017 - Çarşamba)
KANAT TAKIP UÇMAKTIR, YAMAÇ PARAŞÜTÜ (26 Ocak 2017 - Perşembe)
YILDIZIMIN YILDIZI PARLADI (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
ZAMANIN DONDUĞU YER (27 Aralık 2016 - Salı)
SARIKIZ DENİNCE UZAKLAR YAKIN OLUR (15 Kasım 2016 - Salı)
Sayfa:
aa
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Denizin dibinde incilerle taşlar karışık olarak bulunurlar, övülecek şeyler de kusur ve yanlışların arasında bulunurlar

Mevlana
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
SPOR
GÜNDEM
MEDYA
SİYASET
YAŞAM
SAĞLIK
EĞİTİM
KÜLTÜR-SANAT
extra