ZAMANIN DONDUĞU YER
Tarih: 27.12.2016 13:22:00 / 655okunma / 0yorum
Murat ÖNK

SARIKAMIŞTAYIZ... 

Allahu Ekber dağlarının zirvesindeyiz.
Yine 22 Aralık geldi...
Yine duygu seli..
Yine ahlar vahlar...
                    Mehmetlerim….
..ve yine Sarıkamış'ta bir mermi bile atmadan toprağa düşmüş yiğitler...
Birbirine sarılmış yada birbirlerinin nefesleri ile ısınmak için birbirine sokulmuş çaresizler geliyor aklımıza...
    Türkiye Dağcılık Federasyonunun geleneksel faaliyeti kapsamında Sarıkamış'taki şehitler anıtında yapılan törenin ardından, Allahu-Ekber dağlarının başlangıcında ve zirveye en yakın olan Sarıgün Köyü'ne kamp kurduk. Köylülerin sıcak ilgisine alışık olduğumuz için hasret giderdik. Burada yeni seçilen Federasyon Başkanımız Ersan Başar ve ekinin; dağcılık ailesini kucaklayıcı projelerinin ileriye taşıyıcıda olması hepimizi memnun etti. Başkanımızın her zaman yanında olduğumuz konusunda hemfikirdik.
    İlk gün hava sıcaklığı -25'leri geçmedi. Son teknoloji dağcılık malzemelerimizi kullanırken hep içimden "ah keşke" bu malzemeler o zamanlar askerlerimizde olsaydı demekten kendimizi alamıyoruz.  İkinci günün sabahında kampı toplayıp, 7:30 sularında dağın 2800 metre rakımındaki zirveden önceki son kamp alanına tırmandık.
    İkinci kampımızı, karlar içinde kar duvarları oluşturarak, olası bir fırtınadan çadırlarımızın etkilenmemesi fikriyle kurduk. 
    Akşam yemeğimizde, Kayserili çadır arkadaşım Yusuf Hakan Özdemir in sıcak çorba ve bulgur pilavı yapmasıyla keyiflendik. Duayen dağcı abimiz İsmail Yılmaz'ın hoş sohbeti soğuk havayı unutturmaya yetti. Rize'den yüksek irtifa dağcılık hocamız Emin Ali Kalcıoğlu ve tatlı ekibinin sohbeti ve ney taksimi ilk günümüzün mutluluk kaynağı olmuştu.
    Sabah 7:30'da kamp alanından zirve yolculuğumuz başladı. 170'e yakın dağcı dostumuzla beraber zorlu tırmanışın son etabına girdik, 3000 metreye geldiğimizde, şehitliğe ulaştık. Biz bile bu kadar teknolojik malzemelerle dağa çıkabilirken, "hangi zihniyet onca askeri buraya göndermiş" diye düşünmeden edemiyorduk. Tam bu noktada hava şartları ansızın değişti. Fırtına ve ayaz tırmanışımızı zora soktu. Zirveye yakın bir noktada İstiklal Marşımızı coşkuyla söyleyip, şehitliğe dönüp törenimizi yaptık. 
     İşte tam tören sonunda İsmail Yılmaz abimiz dağcılık sporunda hiç görmediğimiz bir geleneği başlatırcasına "ŞEHİTLERİMİZİN RUHU İÇİN EL FATİHA" diye bağırdı. Ne mutlu sana abim. Ağzına, yüreğine sağlık…
    Umarım bundan sonrada bütün anma ve kutlamalar dinimize ve kültürümüzü göre olur.
    Her Türk gencinin Çanakkale'den sonra görmesi gereken bir mekan olarak Sarıkamış'ı unutmayıp ders çıkarmamız gerektiğini bilmemiz lazım.
    6-8 Ocak Sarıkamış Şehitleri Halk yürüyüşünde tekrar buluşmak üzere randevulaştıktan sonra vedalaşarak evlerimizin yolunu tuttuk…

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa:
aa
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Katı taş olsan, mermer kesilsen bile bir gönül sahibine ulaştın mı inci olursun."

MEVLANA (R.A)
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
SPOR
GÜNDEM
MEDYA
SİYASET
YAŞAM
SAĞLIK
EĞİTİM
KÜLTÜR-SANAT
extra